Hamileyken Boşanma Davası Açılabilir mi, Süreç Nasıl İlerler?

Aile birliği sonlandırılmak istendiğinde Aile Mahkemesi’ne eşlerin müracaat etmesi gerekir. Boşanma davası anlaşmalı veya çekişmeli olarak görülebilir. Her iki dava türünde dava sonuçlanma süreleri değişiklik gösterebilir. Hamileyken boşanmak isteyen eşler anlaşmalı boşanma davası açabileceği gibi asgari müştereklerde anlaşamadıkları takdirde dava çekişmeli olarak seyreder. Bu durumda birçok anlaşmazlık konusu dava süresinin uzamasına yol açar.

Boşanma davası genel ve özel sebeplere dayanılarak açılabilir. Kanun boşanma davası açılabilmesi için öngörülen sebeplere yer vermektedir. Kanunun öngördüğü sebeplerin dışındaki nedenlerle boşanma davası açılması durumunda davanın reddedilmesi söz konusu olabilmektedir.

Boşanma kararının eşler arasında alınmasının ardından boşanmanın hukuki sonuçları da ortaya çıkar. Çocuğun velayeti konusu da bu noktada önemlidir. Evlilik birliği içindeyken ana babanın ortak olarak hak sahibi olduğu velayet boşanmadan sonra taraflardan birine verilebilir.

Ergin olmayan çocukların velayeti ana ya da babadan birine verilirken karar mahkeme uyarınca alınır. Anlaşmalı boşanma davası görüleceği zaman eşler dava öncesinde çocuğun kimde kalacağına karar verirse anlaşmalı boşanma protokolünde buna yer vermelidir.

Velayet verilirken çocuğun üstün yararı gözetilir. Hamileyken Boşanmak isteyen kişiler için çocuğun velayeti konusu da önemli bir sorun teşkil eder. Henüz dünyaya gelmemiş olan çocuğun velayetinin kimde olacağı merak edilenler arasındadır.

Hamileyken Boşanan Kişi Çocuğun Velayetini Alabilir mi?

Velayet hakkı oluşacağı zaman kural olarak soybağının kurulup kurulmadığına bakılması gerekir. Çocukla anne arasındaki soybağını doğum kurar. Baba ile kurulan soybağı ise anne ve babanın evli olması halinde ya da babanın çocuğu tanıması ile olabilir. Buna ilaveten baba ile soybağı mahkeme kararı ile de kurulabilmektedir.

Henüz dünyaya gelmemiş olan çocuğun soybağı tespit edilirken boşanma davası kesinleşmeden önce doğan çocuğun velayetine anne baba ortak olur. Evlilik sonlandıktan sonraki 300 gün iddet müddeti olarak kabul edilmektedir. Çocuk bu süre içinde doğduğu takdirde evlilik birliği içindeyken doğmuş olarak kabul edilir.

İddet müddeti geçtiğinde doğan çocuğun velayeti ise kural olarak anneye aittir. Anne küçükse çocuğun velayeti babaya verilmektedir. Bunun yanı sıra annenin kısıtlılık hali varsa ya da ölmüş olması durumunda çocuğun velayeti yine babaya verilmektedir. Babanın kim olduğunun tespiti mümkün olmadığında ise Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından çocuğa vasi ataması yapılmaktadır.

Çocuğun velayeti verileceği zaman çocuğun üstün yararına göre hareket edilir. Yeni doğmuş bir çocuk anne ilgisine ve şefkatine muhtaçtır. Yasal bir engel olmadığı takdirde çocuğun velayeti yeni doğduğunda anneye verilebilir.

Özellikle belirtmemiz gerekir ki hamilelik sürecinde boşanma davası açılması halinde, boşanma sürecinin yıpratıcı etkileri dikkate alındığında deneyimli bir boşanma avukatı yardımı alınması en sağlıklı yaklaşım olacaktır.

Anlaşmalı Boşanma ve Doğmamış Çocuğun Velayeti

Anlaşmalı boşanma davası eşlerin boşanmanın hukuki sonuçları üzerinde ortak kararlar aldığı ve anlaşmalı boşanma protokolü ile bu kararları resmileştirdiği tipte bir boşanma davasıdır. Anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanırken velayet, nafaka, mal paylaşımı gibi çok sayıda konu dava öncesinde anlaşmalı boşanma protokolüne kaydedilir.

Kadın hamileyse ve boşanmak istediği takdirde anlaşmalı boşanma protokolüne çocuğun velayetinin kimde olacağı konusu koyulmalıdır. Taraflardan biri velayeti alabileceği gibi çocuğun velayeti ortak olarak da kullanılabilir.

Yorum bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Scroll to Top